İlk gün Kastamonu da müthiş bir kahvaltı yaptık. Eşine az rastlanır bir çiftlikte tamamı ile doğal kahvaltılıklar ile...
17-18-19 Mayıs tarihlerinde İlk gün Kastamonu da müthiş bir kahvaltı yaptık. Eşine az rastlanır bir çiftlikte tamamı ile doğal kahvaltılıklar ile tıka basa karnımızı doyurduk. Sonra tarihi Kastamonu şehir gezisini yaptık. Eski binaları, müzeleri, hanları, medreseleri gördük. Ünlü etli ekmeğinden yedik. Kastamonu kesinlikle görülmeye değer. Akşam saatlerinde Pınarbaşı'na geçtik. Küre Dağları üzerinde yer alan İlgarini Mağarası'na düzenlediğimiz programımızı bazı aksaklıklar ve yol şartları nedeniyle değiştirmek zorunda kaldık. Mağara çıkışını başka bir etkinliğe bırakarak dünyanın ikinci büyük kanyonu olan Valla Kanyo'nuna gittik. Kanyonun girişini 200 metrelik bir kayalığın üstünden izlemek hepimizi heyecanlandırdı doğrusu. Teknik olarak son derece zor olan kanyonun derinliklerini ve geçit vermez kayalarını yukarıdan hayretle izledik. Daha sonra Ilıca Şelalesi'ne gittik ve sıcak havada şelalenin serpintisiyle serinledik. Mayolarımız olmadığı için üzüldük. Şelale dönüşü Horma Kanyonu'na sapmadan edemedik tabi. Suların kayaları bir heykeltıraş özeniyle şekillendirmesi görülmeye değermiş. Suların Horma kanyonunda açtığı deliklerden çağlayan suları fotoğrafladık. Gece Cide'ye geçtik ve 19 mayıs sabahı yaptığımız şehir turundan sonra muhteşem güzellikteki korsan yatağı Gideros Koyuna gittik. Başımızı döndüren, oksijeni bol temiz havayı soluyarak çaylarımızı yudumladık. Artık acıkmıştık ve elimizden geldiğince hızlı Amasra'ya, balık ve salata yemek için yola girdik. Parmaklarımızı yemeden zar zor kalktık masadan Amasra'yı gezmek için. Akşam beşte herkes otobüste, mutlu, keyifli Kocaeli'ye doğru hareket ettik. Gezinin fotoğraflarını
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
sayfasında görebilirsiniz.
|